Alışveriş Sepeti

Sepetiniz Boş

Alışverişe Devam et

Kolajen Nedir?

Kolajen, insan vücudundaki tüm proteinlerin yaklaşık %30’unu oluşturur ve özellikle deri katmanlarının yapısı, stabilitesi ve gücünden sorumludur. İnsan kolajeninin %40’ı deride bulunurken %20’si kemik ve kıkırdakta bulunmaktadır. Kolajen, deri, kemikler, tendonlar, eklem bağ dokuları, diş ve birçok diğer bağ dokusu gibi yapıları desteklediğinden dolayı doku yenilenmesinde rol oynayan önemli biyolojik maddelerden biri olarak görülür.

Vücutta kolajen üretimi zamanla azalır, bu da ciltte yaşlanma belirtilerine yol açar. Kolajen cildin yanı sıra, tırnaklar ve saçlar için de önemlidir. Kolajen eksikliği ile yaşa bağlı saç dökülmesi arasında kanıtlanmış araştırmalar mevcuttur.

Vücütta 25 yaşından itibaren giderek azalan kolajen miktarı, dışarıdan takviye yolu ile alınarak yaşlanma belirtilerinde azalmaya neden olabilir. Ağız yolu ile alınan kolajenin, ince barsakta emilimi ve etki yerine erişebilme hızı ve derecesi (biyoyararlanımı) yüksek olduğundan, hidrolize kolajen (kolajen peptidi) formunda, günlük olarak 10.000 mg alınması tavsiye edilir. Buna ek olarak kolajenin, kolay emilimi için sıvı formunda olması ve balıktan elde edilmesi kolajenin olumlu etkisini gösterebilmesi için en önemli kriterlerdir.

Bir diğer önemli nokta ise alınan kolajenin düşük molekül ağırlığına sahip olmasıdır. Düşük molekül ağırlıklı kolajen peptidleri, daha iyi emilimi ve biyoyararlanımı nedeniyle daha yüksek moleküler ağırlıktaki kolajen peptidlerine tercih edilmektedir.

Balık kolajeni, düşük molekül ağırlığından kaynaklanan daha yüksek oranda emilim sağlaması ve toksinler gibi biyolojik kirletici maddeleri içermemesi nedeniyle diğer kolajen kaynaklarına üstünlük sağlamaktadır.

(0) Yorum

Yorum yapın