Alışveriş Sepeti

Sepetiniz Boş

Alışverişe Devam et

Hyaluronik Asit Nedir?

Takvimler 1934 yılını gösterirken Alman biyokimyacı Karl Meyer ve asistanı John Palmer, vücutta mucize işlevlere sahip bir molekül keşfetti. Bugün kozmetik ve tıp dünyası dahil birçok alanda kullanılan bu madde hyaluronik asit olarak bildiğimiz o mucize maddeydi. Cilt bakım ürünleriyle birlikte adı sıkça duyulmaya başlandı ama gördüğünüz gibi keşfi oldukça eski. Bu harika madde hakkında şaşırtıcı çok şey var. Daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız yazımızı okumaya devam edin.

 

Hyaluronik asit nedir?

Hyaluronik asit, cilt sağlığının yapı taşlarından biri. Ciltte, kaslarda, eklemlerde bol miktarda bulunur ama insan vücudundaki hyaluronik asidin %50’si deridedir. Görevi; bir mıknatıs gibi suyu kendine çekerek dokuları yağlı ve nemli tutmaktır. Vücudumuzda doğal olarak üretilir ve nem tutma özelliğiyle cildin daha canlı, dolgun ve sağlıklı olmasını sağlar. Yani gençlik formülünün bileşenlerinden biri diyebilirsiniz. Ancak ilerleyen yaş ve zararlı UV ışınları gibi birçok dış etkenin katkılarıyla, vücudumuzda üretimi azalmaya başlar. Sonuçlarını tahmin edebilirsiniz; kuru bir cilt, lekeler, kırışıklıklar, eklemlerde işlev kaybı ve dahası...

 

Hyaluronik asit neden önemli?

Hyaluronik asidin işlevi vücudumuzda bulunduğu yere göre değişir. Örneğin; eklemlerde bulunan hyaluronik asit, darbelere karşı bir yastık gibi dokuları destekler. Saçta bulunanı saçın parlak, canlı ve esnek olmasını sağlar. Gözde bulunanı, gözün nem dengesini ve elastikiyetini korur. Ciltteki ise esnek, pürüzsüz, lekesiz, sağlıklı bir cilt için çalışır, ayrıca yaraların iyileşmesinde dahi pozitif etkisi olduğu bilinmektedir. Hyaluronik asit neden önemlidir sorusunun cevabı işte tüm bu işlevlerde gizli. Zira bunlar azalmaya başladığında, tepeden tırnağa tüm vücutta negatif bir değişim başlar.

 

Hyaluronik asidin cilde faydaları neler?

Nem tutma özelliğinden bahsettik. Cildin kurumasının, pütürlenmesinin, çatlamasının ve kırışmasının önüne geçer. Hücre yenilenmesini desteklediği için cildin daha taze ve yumuşak kalmasını sağlar. Bu mucize molekülün antioksidan ve antibakteriyel özelliği de vardır. Böylece cildi dış etkenlerden korumak için bir kalkan oluşturur, yaraların iyileşmesini destekler, sivilce ve lekelere karşı da etkilidir. Cilt sağlığı için diğer bir önemli bileşen olan kolajenin sentezlenmesini destekler. Tüm bunların sonucunda, düzenli kullanımda cilt daha sıkı ve sağlıklı hale gelir.

 

Faydaları bu kadarla bitmiyor

Hyaluronik asit genç ve sağlıklı bir bedenin anahtarlarından biri. Sadece dış görünüşünüzü iyileştirmiyor, içinizde de birçok faydalı şey gerçekleştiriyor. Kemikleri, eklemleri destekliyor. Kuruyan gözler için tedavide kullanılıyor. Mide, bağırsaklar, mesane gibi pek çok iç organ üzerinde iyileştirici gücü var. Yani gerçek anlamda saymakla bitmiyor.

 

Kulağa güzel geliyor, peki ama yan etkiler?

Hyaluronik asidin bilinen bir yan etkisi yok. Vücudumuz bu molekülü zaten tanıdığı için takviye olarak kullanıldığında bunu yabancı bir madde gibi algılamıyor. Ancak uygulama şekline göre vücudun vereceği tepkilerin farklı olacağı da göz ardı edilmemeli. Enjekte edilerek kullanılan uygulamalarda kızarma, şişkinlik gibi komplikasyonlarla karşılaşılmıştır.

Tüm bunlara ek olarak, hamileler ve emziren anneler üzerinde gerçekleştirilmiş herhangi bir araştırma olmadığı için, bu dönemlerde kullanımı tavsiye edilmemektedir. Ayrıca sağlık sorunu olan kişilerin, kullanmaya başlamadan önce doktorlarına danışmaları kesinlikle önerilir.

 

Kimler, nasıl kullanılmalı?

Hyaluronik asit tüm cilt tipleri için uygundur. Yağlı ya da çok kuru bir cildiniz olması fark etmez, gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Zamanın ve dış etkenlerin vücudunda işaretlerini görmeye başlamış ya da erken önlem almak isteyen herkes hyaluronik asit içerikli ürünleri kullanabilir.

Düşük molekül ağırlığıyla hyaluronik asit, cilt tarafından kolayca emilen bir yapıdadır. Bu yüzden serum uygulamalarından alınan sonuçlar çok başarılı. Hyaluronik asidi pek çok kozmetik ürünün içinde görebilirsiniz ama en doğru kullanım şekli, koruyucu ve katkı maddesi içermeyen, en saf ürüne ulaşmaktır. Bu açıdan Elysuisse ürünlerini güvenle kullanabilirsiniz. Geniş ürün yelpazemiz sayesinde cilt bakım rutininizin vazgeçilmez bir parçası olacak Elysuisse ürününü bulacağınıza eminiz.


Önerilen Ürünler

(0) Yorum

Yorum yapın